cyber warrior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cyber warrior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2009 Cumartesi

Windows Neden Daha İyi

Bu akşam CW'da Güzel bir yazı buldum,
http://www.whylinuxisbetter.net/index_tr.php?lang=tr Adresindeki Linux Neden Daha iyi Adlı
adlı konuda XTRémé Kendi düşüncelerine ve bilgisine göre yorumlamalar yapmış, şahsen büyük bir kısmı hoşuma gitti ve bana göre mantıklı cevaplar...


Sırasıyla maddeleri belirterek tek tek görüşlerimi bildirmek istiyorum.

1-) Virüsleri Unutun

Bu kısımda zararlı ve virüsler ancak Windows için yazılabilir. Linux’da böyle birşey olur diyenler büyük günaha girer ayarında giriş yapmışlar.

Hemen akabinde girişte yazdıkları lafı yercesine kendi ağızlarıya kazdıkları çukura düşmüşler. Demişlerki "Windows çok kullanıldığı için korsanlar bu sisteme yönelik şeyler yazıyorlar". Yani üstü kapalı "Yarın birgün Linux Windows kadar yaygınlaşırsa o zaman görün siz cümbüşü Linux ne hale gelir." diyorlar :)

Daha sonra Apache’nin reklamını yaparcasına Apache’nin IIS’den daha az saldırıya maruz kaldığını yazmışlar. Saldırı sonucu alınamadığı sürece sadece bir saldırı denemesidir diyor ve IIS 6.0 için bulunmuş exploitler ile Apache 2.0 dan itibaren tespit edilen exploitleri karşılaştırmanızı tavsiye ediyorum. Sunucu tarafını da işin içine çekmeye çalışmışlar anlayacağınız. Gudik Php zaafiyetleri (RFI,LFI) yüzünden saldırıya açık Linux kernel’ine yapılan Root exploit saldırıları ile Linux çalıştıran hosting hizmeti veren sunucuların nasıl çatır çatır index yediğini, passwordlerin çalındığını, sunucuya yerleştirilen backdoor’ları, rootkitleri hatırlamanızı istiyorum. Unuttuysanız CW forumda RFI diye aratın bakalım ne kadar kayıt göreceksiniz. Bir de Windows Server makineleri için saldırı tekniklerini araştırın. Aslında zayıf kalan tarafın neresi olduğunu biraz düşünün.

Linux’un akıllı bir yetkilendirme kullandığı ve Windows’un bu özellikten yoksun olduğu yazılmış. Anlaşılan bu insanlar Windows’daki Permission olayından, User Gruplarından, Account sisteminden haberdar değiller. Ve her sistem dosyasının silinebileceğini söylemişler. Bunu söyleyenlere sistem klasörlerinin permission ayarlarını doğru yapılandırmalarını öneriyorum. Kendi bilgisayarımda silmeye çalıştım ancak başarılı olamadım nedendir aceba? Linux’da bazı şeyleri yapmak için root parolasına ihtiyaç vardır evet ama siz tutup da maillerinizi okumak veya internete girmek için root olmak zorunda kalmıyorsunuz heralde :) Bunu niye dedim. Çünkü yazar mailleriniz Windows’ta başkalarına gidebilir demiş. Linux’da root olmadan birşey yapılamaz deyince insan düşünüyor aceba mail okumak veya internet’e girmek için bu millet root’mu oluyor diye :) Sizin de bildiğiniz gibi böyle basit işler için root falan olmuyorsunuz :) Yani olası bir zararlının mail uygulamanızı sömürmesi muhtemeldir.

Daha çok gözün olmasının daha az güvenlik açığı yaratacağına inanmışlar. Evet doğru olabilir ancak şu da varki ne kadar çok inceleyen göz varsa o kadar çok bug’li kod yazma olasılığı olan parmak vardır.

2-) Sisteminiz kararsız mı?

Bu kısımda Windows çöken, Linux hep ayakta kalabilen bir işletim sistemi olarak lanse edilmiş. Windows mimari itibari ile kendi kendine çöken bir işletim sistemi değildir. Kaldıki NT çekirdeği (Hybrid kernel) Linux çekirdeğinden (monolithic kernel) çok ileri düzeydedir. Linux mimarisini 2.6 ile yeni yeni toparlamaya çalışmaktadır. 2.6’da kazandığı özelliklerin bazıları Windows’tan taklit edilmiş ve adam gibi işletim sistemi olması adına yıllar sonra en başından olması gerekenler sonradan 2.6 ile hayat bulmuştur. Çökme denilen olay donanım üreticilerinin driver’larını hatalı kodlamasından, donanım arızalarından ileri gelir. Sen gidip aygıtına uygun driver kurmazsan, işletim sisteminin "bu sürücü aygıtla doğru çalışmayabilir" uyarısını sallamadan driver’i bilgisayarına kurarsan. Yarın birgün mavi ekranla karşılaştığında bu windows’ta durup dururken çöküyor der durursun. Donanım sürücüleri doğru yapılandırılmış işletim sisteminin çökmesi mümkün değildir. Windows durup dururken çöken bir işletim sistemi olsa idi kimse server makinelere Windows Server ailesinden bir işletim sistemi kurmazdı. Kimse sürekli çöken bir sunucu istemez heralde. Linux’a benzer şekilde uyumsuz bir driver kurmaya çalışıp sonuçlarını izlemenizi öneriyorum. Bir de yazmışlar linux yıllarca çalışabilir. Internet sunucuları bu sayede yıllarca çalışabilir diye. Ben de kendilerine Windows Server çalıştıran bir datacenter’a gidip Windows Server’in senelerce nasıl kütür kütür çalıştığını gözlemlemelerini istiyorum. Üstelik bu sunucular çalışırken ve yeniden başlatmadan virtualization ve dynamic hardware partitioning gibi özelliklerin barındırdığını belirtmek isterim. Windows durduk yere çöker diyen üyelere bir şey söylemek istiyorum. CW’de gece gündüz, hafta boyu, yıl boyu gezip Windows sık sık çöküyor demek oldukça abes olur :) CW ile ne alaka diyen bilgisayar bilgisi yeterli seviyede olmayan arkadaşlar için açıklayım. CW’nin host edildiği makine Linux çalıştırmıyor :) ASP veya ASP.NET tabalı siteler Windows makinedir. Amaaa Php görürseniz bu Linux’tur diye atlamayın ama :) Malum Windows Php çalıştıran web server’larıda çatır çatır işletir. :) RFI gibi açıklardan Linux makineleri mass deface edilen illAllah demiş ama yine de php hizmeti vermek

isteyen hosting şirketleri ek olarak Windows Server + Apache çalıştırmaktadırlar :) Zaten Linux sunucu olacak kapasitede bir işletim sistemi değildir. Bunu Linus torvalds de olmak üzere bir çok çevrece bu dile getirilir ve kabul edilir zaten. Yok eğer kişi Windows kullanmak istemiyorsa gider babalar gibi Solaris kurar. Linux gibi acayipliklerle uğraşmaz. Gidin aklı başında Unix’ci bir adama sorun "Sunucu kurmak isteseydin. Sunucunda Linux’mu çalıştırırdın Solaris mi diye."

3-) Linux bilgisayarınızı korur

Burada gene klasik Windows’un virüs, trojan’lara zaafiyeti anlatılmış. Bence Linux önce kendi kernel’ini korusun sonra sizi korumayı düşünsün. Öyleki sırf rootkit yumağına döndüğü için en az zarar ve kayıpla sunucunun baştan kurulduğu bir olay biliyorum. Ve bu sebeplerden ötürü birçok anti-virüs şirketinin (Örneğin kaspersky http://www.kaspersky.com/linux) Linux makinelere yönelik ürünler security paketleri geliştirmişlerdir. Kaspersky’ın sitesine girip bakabilirsiniz. Bir talep varki security şirketleri Linux işletim sistemlerine yönelik çözümler de geliştiriyor. Windows’ta bulunan DEP (Data Execution Preventation) özelliği sayesinde. Sistemde hiçbir güvenlik yaması yapmadan, exploit’lerin çalışmasını engellenebilmektedir. Nedir bu DEP? DEP klasik buffer overflow gibi exploitlerin temelini oluşturan data alanında kod çalıştırma olayını devre dışı bırakır. Böylece bu yöntemi kullanan ne kadar güvenlik açığı varsa hepsinden birden korunmuş olursunuz. Extra olarak standart bir yazılımsal firewall ile (Hatta donanımsal firewall da olabilir) güvenliğinizi pekiştirebilirsiniz. Şuan kullandığınız Window’u korumak için deliler gibi milyon tane önlem almanıza gerek yoktur. Anti-virüs kullanmanıza bile gerek yok. Neden? Çünkü Anti-virüsler sistemde olan verileri taramaktadır. Eğer zararlı bilgisayarınıza girmemişse zaten anti-virüs’e ihtiyacınız olmaz. Yok kullandığınız dosyayı güvenli olduğunu denetlemek isterseniz Online scanner’lar mevcuttur. Aynı anda 10-15 anti-virüs ile dosyanın taranması sağlanır. Bilgisayarın güvenliği aynı zamanda kullanıcısının da profiliyle belirlenir. Adam bilerek korumasını devre dışı bırakıp, önüne gelen şeyi çalıştırıp, her önüne gelen warez sitesindeki programı kullanıp, her önüne gelen activex kontrolüne izin verirse bunda işletim sistemin yapacağı birşey yoktur. Tıpkı Linux’da root olup elinle sisteme rootkit kurmak gibi. Kullanıcı herşeyi göze almıştır çünkü.

4-) İşletim sistemine neden 300$ ödeyesiniz?

Linux’u bedava ediniyorsunuz. Tamam güzel. Ancak bedava aldığınız bu etin yahnisi ne olur? Kurduğun Linux dağıtımının donanımınızla uyuşmaması, uygun driver bulamamanız, bulduğunuz driver’ın da donanımınızı adam akıllı işletememesi durumlarında size ne kadar kazanç sağlar?

Bu durumlardan kurtulmak için Linux kullanıcılarının karşısında şu seçenekler çıkar.

Bilgisayar alırken sırf Linux ile çalışabilecek donanım almaya çalışırlar. Bu yüzden her zaman kullanmak istedikleri donanımlara vitrinlerden bakmak zorunda kalırlar, veya tam tersi kimi zaman Linux uyumlu olduğu için yaygın kullanılan ve diğerine göre pahalı olabilecek donanım almak zorunda kalabilirler.

Eğer ellerinde hali hazırda bir makine varsa o makineye ait donanım sürücülerinin çıkmasını beklerler. Bu sırada işletim sistemini kör, topal modunda çalıştırmak zorunda kalırlar. Doğru dürüst verim alınamaz.

Kullandıkları donanım için adam gibi bir driver bulamamışlardır bu yüzden Linux kullanmak uğruna donanımlarını değiştirirler. Ve bunun karşılığında gereksiz donanım harcaması yaparlar.

Linux kullanıcısı aynı zamanda bir oyun sever olabilir. Oyun oynayabilmek için gayet iyi seviyede ekran kartı almıştır ama bu oyun oynamak için Linux yeterli olmamıştır. Linux, oyun şirketleri tarafından artık kullanılmayan OpenGL 3D kütüphanesi ile çalışmabilmektedir. DirectX veya eşdeğerinde bir 3D kütüphanesine sahip değildir. Hal böyle olunca oyun geliştiricileri oyunlarını Linux altında çalışabilecek şekilde port edememektedirler. Ancak sanal makina tarzı programlarla belli başlı oyunları oynama yetilerine sahiptirler.

Görüldüğü gibi yeri geldiğinde bedava edindiğiniz işletim sisteminin size hem maddi, hem de manevi sorunlar yaşatabileceği görülebilir. Ayrıca son kullanıcılara ücretsiz olan bu işletim sisteminin kurumsal alanda kullanılacağı zaman kurumdan ücret talep edilebildiğini bilirsiniz. Linux’da ücretsiz olan tek şey kernel’dir. Onun haricinde geliştirici eserini ücretle dağıtabilir. Üstelik işletim sisteminin bana yaşatacağı donanım sorunları da cabası. Linux camiasında geliştirdiği yazılımları ücret karşılığında satan şirket ve kişiler de mevcuttur. Bu kişilerin yazılımlarını kazanç elde etmek için satışı normalde bir şirketin işletim sistemini ücret karşılığı satması niye anormal. Bir kişi emeğini ister ücret karşılığı satar ister bedava dağıtır bu kimseyi ilgilendiren bir konu değildir. Çünkü bedava dağıtılan işletim sistemi kimsenin tek başına bir emeği değildir.

Orada yazılmış "Şirketler veya kurumlar dökümantasyon sağlayarak gelir elde ederler". Bu perhiz bu ne lahana turşusu hem sen adam akıllı uyumlu bir biçimde çalışamayan işletim sistemini dağıt ondan sonra sadece tek derdi ofis uygulamaları çalıştıran, internette sörf yapan standart Linux kullanıcısına veya Linux kullanan kurumlara parayla dökümantasyon ve destek sağla. Kısacası işletim sistemini ver nasılsa kullanıcı sorun yaşayacakır hal böyle olunca kurum ve kişilere bu desteği ve dökümantasyonu ücret karşılı ver. Bu da en az Microsoft’un satış politikası kadar uyanıkça bir politikadır.

5-) Özgürlük İçin

Burası iyice fantazi olmuş. Ya Microsoft yok olursa ya Windows lisans ücreti 1000 dolar olursa gibi. Te söyleyeceğim şey.

Ya millet artık freeware yazılım geliştirmekten vazgeçerse herkes ticari düşünüp uygulama geliştirirse, ya donanımınıza artık driver desteği alamazsanız. Alacaksanız bile driver’a ayrı bir ücret ödemek zorunda kalırsanız gibi aynı fantastik çizgide cevap veriyorum :)

6-)Sistemi kurduktan sonra neden daha fazla araç kurarsınız ki?

Windows uzun zamandır kurulduğu andan itibaren içinde birçok temel aracı barındırır. Ayrıca barındırmasa bile herşeyi internetten indirip kurulması gerektiğini sanıyorlar. Bu tür programlar zaten kullanıcının yanındadır. (Bir DVD, Memory Stick veya harddiskte bulunabilir). Ayrıca Windows kurulumunda katılımsız kurulum özelliği sayesinde tüm bu uygulamaları kurulum anında yükletebiliyorsunuz zaten.

* Office uygulamaları (Office kullanmak istemiyorsanız, Microsoft Works, OpenOffice ve daha bir ton Windows altında port edilmiş bu araçları edinebilirsiniz. Çoğu da ücretsizdir)

* Web tarayıcı (Zaten beraberinde geliyor. İstemezseniz gene tonla alternatifi mevcut)

* Photoshop (Fotolarının rengini açmak vs işler için kimse Photoshop yüklemez. Yazıdaki örnekte resimlerin rengini açacağınız zaman Photoshop lazım denmiş :). Resim işlemleri için Windows da Picture Editor ile bu işleri yapabiliyorsunuz zaten. Değilse yine piyasada tonla bu işi yapan ücretsiz alternatif mevcut)

* Anlık mesajlaşma uygulaması (Mevcut ve Linux’da kullandığınız yazılımları bile kullanabilirsiniz)

*Film oynatıcı

Müzik oynatıcı (Bu ikisini ayrı ayrı yazmışlar nedense :) Bilmem biliyorlar mı ama günümüzde media oynatıcılar her iki işi de yapabiliyorlar :)

*PDF Okuyucu. (Tonla piyasada alternatifleri mevcut)

Arşiv açmak için araçlar (Dahili Zip packer/unpacker ve yine birçok ücretsiz alternatif)

vs. vs

7-) Sürücüleri unutun

Geldik en can alıcı ve en büyük yalan kısmına. Burada biraz uzun yazacağım sanırım.

Linux’da sürücü derdinin her daim olduğu herhangi bir Linux dağıtımı kullanmış olanlar mutlaka bilirler. Girin Linux dağıtımları için açılmış sitelerin yardım bölümlerine milyon tane şu driver lazım, driver’i kuramıyorum vs. vs. konu bulabilirsiniz. Donanım üreticilerinin Linux işletim sistemine verdiği destek de ortada. Neredeyse hiç yok :). Destek veren de sırf Linux kullanıcıları laf etmesin diye verilen delme takma çözümler. Linux kullanıcıları bu sürücülerle problem yaşıyorlar. Linux’da sorunlar içinde en büyük paya sahip olan driver meselesine bu kadar gözü kapalı, sırf Linux şakşakcılığı yapmak adına böylesi bir uydurmasyon laflar beni gülme krizine soktu diyebilirim.

Hadi aradın buldun birşekilde. Bir de bunun kurulum derdi çıkma ihtimali büyük. Linux güya son kullanıcılara da sunulan bir işletim sistemi deniyor. Ben soruyorum. Hangi işletim sistemi tek amacı Internette haberini okumak, yazı yazmak, chat yapmak gibi sıradan kullanıcıların yapacağı insanlara “Hmm. Maalesef bu sürücü problemini çözmek için kernel’i yeni parametreleriyle derlemek lazım” diyebilir? Cevap veriyorum. Elbette Linux. Hem sıradan son kullanıcılara bir sürücü yüzünden kernel derlemeyi kafasına vura vura öğreteceksin sonra da “Mayın tarlasının son sürümünü bir tıkla güncelleyebiliyorsun” gibi yine gülme krizlerine gark eden Linux’un sözde komik avantajlarından bahsedeceksin. Biz de bunu yiyeceğiz :). Amacı sadece bilgisayar kullanmaya çalışmak bu insanları forumlarda yalvartmaya, çarşaf çarşaf conf dosyalarının içeriklerini copy paste ettirmeye. Neresi değişecek aceba dedirmeye bir işletim sisteminin hakkı yoktur. Adı üstünde işletim sistemi. İşletememe değil. Bu abuk sabuk atraksonların sebebi de günümüzde hala Linux kernel’inin monolithic olmasıdır. Sırf bu yüzden Linux 2003 yılına kadar tam anlamıyla leş ünvanını hak eden bir işletim sistemidir ve bu işletim sistemi “Çok iyidir. Süperdir” diye kullanıcılar keklenmiştir. 2003 yılından sonra rezalet kısımları 2.6 kernel ile birçoğu giderilmiştir ancak. Birçoğu diyorum çünkü hala mimari eksikliği mevcuttur. Linux tarihçesini bilenleriniz vardır. Linus torvalds Minix kernel’i üstüne kendince yaptığı eklemeler ile Linux’u ortaya çıkarmıştır. Minix’i ise işletim sistemleri konusunda dünyada deha olan Andrew s. Tanenbaum yazmıştı. Amacı öğrencilerine işletim sisteminin nasıl tasarlandığını göstermekti. Linus Linux’un ilk release’ni yaptı. Ve tanenbaum “Linus öğrencim olsaydı sınıfta kalırdı” demiş. Ve meşhurlaşan “Linux is obsolete” cümlesini söylemiştir. Herkes tarafından deha olduğu kabul edilen bu insanın bunu söylemesi oldukça manidardır. http://www.educ.umu.se/~bjorn/mhonarc-files/obsolete/
adresinde tanenbaum ile linus arasında geçen tartışmayı okuyabilirsiniz. monolithic kernel’i ve Linux’u nasıl yerden yere vurduğunu görebilirsiniz.

Linux kernel’inin 2.6 ya kadar preemtible olmaması, symtertic multi processing işinin big kernel lock adı verilen tasarım hatası mimarisi ile yapması, thread scheduler’in o(n) olması, aynı thread’de asenkron girdi çıktı işlemleri yapamaması, pnp mimarisinin olmaması gibi tonla saçmalık 2003 yılından sonra düzeltilmeye çalışılmıştır. Halen varolan monolithic kernel ve x window system (tcp paketi alıp göndermeye dayalı gui işletimi) gibi günümüzün işletim sistemlerinde olmaması gereken saçmalıklar ve buna benzer birçok şey halen süregelmektedir. Madem 2003 yılından önce bahsedilen yöntemler süperdi, hızlıydı, güvenliydi neden sonradan NT Çekirdeğinin (NT Çekirdeği Hybrid kernel’dir. Ve olması gerektiği gibidir. Yukarıda sağdığım saçmalıklar NT’nin ilk release tarihinden beri yoktur. Her şey başından beridir olması gerektiği gibidir) sahip olduğu özellikler dahil edildi. Yani 2003 senesine kadar insanlar resmen keklendi ve bu rezalet şeker gibi yutturuldu. Halen de öyle.

8-) Yazılımınızı Tek Tıkla Güncelleyin

Buna cevabımı yukarıda vermiştim. Linux özellik olarak süre süre tek tık ile yazılım güncelleştirmesini önümüzü sürüyor. Eğer o özellikse söyleyim Windows altında da yazılımlar tek tıkla güncelleştiriliyor. Hatta ilgili programa otomatik güncelleme talimatı vererek tek tık atılmaya da gerek bile olmuyor :)

9-) Neden yazılımı bedavaya alabiliyorken yasadışı yolla kopyalayım?

Öyle bir yazılmış ki gören de ücretisiz dağıtılan programlar Windows ile çalışmıyor sanacaklar. Dünya üzerinde Windows için tonla ücretisz aynı işi yapabilecek yazılımlar da mevcuttur. Bunu hem Windows developerları yapıyor. Hem de Unix sistemler için geliştirilen yazılımları Windows’a port ederek diğer insanlar yapıyor. Yani Windows’da çeşitlilik çok. Ha birde Unix based işletim sistemleri için yazılan araçların Windows için port edilmesi konusu da çok ayrı bir tartışma konusudur :) Ayrıca eğer bir ücret ödenecekse ücretle edinilen yazılımın ücretsiz olanından daha iyi iş yapması geçerli bir sebep olabilir. Örnek (Photoshop – GIMP)

10-) Yeni bir yazılım mı? Linux onu hemen ayağınıza getirir.

İşte bir başka “tek tık” benzeri olay. Millete özellik / ayrıcalık diye sunulan şeyler. Birçok web tabanlı uygulama siteleri uygulamaları kategorilendirerek aramaya imkan verir. Ve üreticinin lokasyonundan indirilebilmesini sağlar. Hatta ücretsiz ve açık kaynak geliştirilen uygulamalar için sourceforge alanına girerek ne tür bir uygulama istiyorsanız arayarak bulabilirsiniz. 10-15 yaşında birini kandırırcasına Linux’un üstün özellikleri adı altında bize yutturulmaya çalışılan şeyler. Tüm bunların sebebi teknik yetersizlerin üstünü örtmek ve herkesin gözünde cici bir Linux imajı çizmek. İtiraf etmek gerekiyorki çoğu kullanıcı için de başarılı olunuyor. Oltaya getirmeyi iyi biliyorlar.

11-) Masaüstünde yeni çağa atlayın

Burada bir gerçeği görmek gerekiyor. Sanılıyor ki Windows efekt özellikleri ancak bu kadar yapılabilir. Bundan ötesini yapamazlar gibi. Windows eğer bu türlü uygulamalar yapmak isterse bu berly hikayesinden daha iyisini de yapabilir. Hem de aynı kaynaklarla. Ama Microsoft’un böyle bir derdi yok. Vay efendim Aero tonla şey istiyor. İstiyor demekle ş bitmez. Aero Pixel Shader 2.0 teknolojisini kullanır. Hal böyle olunca donanımsal olarak desteği olan kartlar ancak bu ihtiyaca cevap verecektir. Windows Linux’daki gibi basit dandik glass efekt yapacak olsa yıllar öncesinden kalma dandik kartlarla da bütün bunları ve daha iyisini yapabilirdi. (DirectX) Ayrıca Microsoft’un elinde DirectX de var. Linux’daki gibi yeri gelince software rendering falan da yapmıyor. Bizim millet araştırmadan konuşmayı pek sever. O yüzden boş atıp dolu tutmaya çalışmak pek sık karşılaşılan bir olaydır. Kaldı ki aynı efektler birçok kurum tarafından yapılıyor. Gerek ücretli gerek ücretsiz.

12-) Dijital hayatınızda parçalanmalar mı var?

Burada dosya sistemlerini karşılaştırmışlar. Ama Hangi dosya sisteminin hangisiyle karşılaştırıldığı yazılmamış. Yani teknik detay yok. Gene sıradan kullanıcıları kekleme operasyonu.

Söz konusu NTFS ise (Ben Fat32’den bahsettiklerinden şüphelenmekteyim :) ) NTFS, FAT32 gibi çok sık defrag işlemine gerek duymaz. “Linux disk birleştirmeye gerek duymaz” böyle saçma bir cümle olabilir mi? Disk birleştirmeye (Defragmantasyon) işletim sistemi ihtiyaç duyaz. Dosya sistemi ihtiyaç duyabilir. Bunu yazan insanların her şeyi Linux’a malettiği için böyle diyorlar sanırım. Ayrıca Linux için birden fazla dosya sistemi mevcut. Hangisinden bahsetmişler?

Ext2 mi? En az NTFS kadar gerek duyar

Xfs mi? Yine NTFS kadar.

VXfs mi? Gene aynı


Yani diyeceğim her File System belirli bir süre kullandığında belli miktarlarda fragmantasyona maruz kalır.

13-) Masaüstünüz nasıl olması gerektiğine siz karar verin.

Theme meselesinden bahsetmişler. Windows altında istenildiğinde Theme özelleştirmesi yapılabildiğini ekstradan söylememe gerek yok sanırım :) Google’da Windows Theme diye aratırsanız binlerce temanın olduğunu görebilirsiniz. Hala X Window System tarzı çalışan bir rezalet GUI yönetim sistemi barındıran bir işletim sisteminde theme değiştirsen ne yazar.

14-) Windows’unuz neden gün geçtikçe yavaşlar?

Sebebi açık. İşletim sistemini kullanan insan. Sistemine özen göstermeden göstermeden kullanırsa bırakın aydayı haftada bir bile yeniden kurulum yapmak zorunda kalır. Kullanıcının bilgisayarını savunmasız hale getirmesi işletim sisteminin suçu değildir. İşletim sisteminin lisans bedelini ödememek uğruna Windows’un bazı özelliklerini devre dışı bırakıp, (Bakız: Linux Bilgisayarınızı Korur) Bakınız verdiğim maddedeki işleri yapıp, sonra Windows şöyledir böyledir deme hakkına sahip değillerdir maalesef. Ayrıca girişte “Windows birçok tasarım hatasına sahiptir” yazılmış. Buna koca bir “hahahahaha” çekmek lazım. Sürücüleri unutun maddesinden yazdıklarımı bir okuyun. Esas tasarım hatasına hangi işletim sistemi sahip.

Diğer maddeleri tek başlık altında görüşümü bildireceğim. En önemli noktaları özel başlık altında açıkladım. Diğerleri eften püften meseleler.

Çevreye katkıda bulunun ayağına Windows, Mac OSX kutu içinde satılır falan demişler. Ama şunlar unutuyorlar sanırım. Kendileri de ücretsiz olarak insanlara istediği miktarlarda çerez dağıtır gibi Ubuntu falan gönderiyorlardı. Ne kadar istersen o kadar çok karton kap içinde CD’ler elinize ulaşıyordu. Ayrıca kargonun geldiği kağıt naylon karışımı kaplama da dahil. Kendilerine gelince çevre dostu oluyorlar. Başkası yapınca çevre düşmanı oh ne ala memleket.

Her IM protokolüne tek yazılımdan bağlanın derken Trillian’dan haberleri olmadığını da düşünüyorum. Çoklu masaüstü konusunda isteyen kullanıcılar basit birkaç tool ile çoklu masaüstü kullanabilirler. Linux’da 4 adet denmiş. Bu tollar ile 6 adet ve tool özelliğine göre daha fazla sanal masaüstü kullanılabilir. Daha bunun gibi birkaç tane daha şey Linux özelliği olarak eklenip üstünde konuşulmuş. Yok hava durumunu takip edinmiş. Bu kadar da olmaz diyorum. O özellikler Windows Vista ile gadget halinde geliyor. Vista harici örn. XP de de bu tür hava durumu gadgetleri yüklemek mümkün. Milyonlarca araç bulunabilir bu konu hakkında. Boşu boşuna insanı açıklama yapmak zorunda bırakıyorlar. Binlerce oyunu ücretsiz oynayın lafında bahsi geçen oyunlar da 3 ila 10 yaş arasına hitap eden abuk sabuk mario, tetris tarzı oyunlar. Müzik player konusuna ise hiç değinmek istemiyorum :)

Epey uzun bir yazı oldu. Görüşlerimi belirttim. Linux’un insanlara “süper güvenli, ultra mega teta beta hızlı, uzaya çıkarsınız, size yemek yapar” diye yutturulmaya çalışıldığını anlatmaya çalıştım. Kabul edersiniz etmezsiniz orası sizin bileceğiniz iş yok eğer kabul etmiyorsanız uygun sebeplerle gelirsiniz. Linux sanıldığının aksine dünyanın en iyisi falan değildir. Asla da öyle olmayacaktır. Her işletim sisteminin irili – ufaklı kusurları olabilir. Ama bunu kabul etmemek, görmezden gelmek resmen şakşakcılıktır.

Sabırla okuduğunuz için teşekkürler. Herkese iyi çalışmalar.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

ASP.Net'te Web Servislerini Kullanmak

Nedir ?

Yazılan programların, geliştirilen protokollerin, hazırlanan web sitelerin kısaca bilgisayar ile ilgili yapılan her eylemin temelinde yatan amaç; bilgiye daha hızlı ve zahmetsizce ulaşmak olmuştur. Şu an kullanmakta olduğumuz gelişmiş uygulamaların ortak noktası farklı bilgisayarların, farklı ağların ve farklı programların aralarında bilgi alışverişi sırasında yaşadığı engellerdir. XML’in çıkışıyla birlikte bu farklı dünyaların birbiriyle haberleşmesi büyük bir ölçüde rahatlamıştır. Artık üzerinde çalıştıkları işletim sistemi, kullandıkları veritabanı, yazılmış oldukları programlama dili farketmeksizin bir XML dosyasını okuma ve parse etme becerisine sahip her ortam birbiriyle rahatlıkla iletişim kurabilir hale gelmiştir.

1998 senesinde Sun ve IBM in ortak çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları Web Servisleri, farklı ortamların birbiriyle zahmetsizce haberleşmesi konusunda önemli bir adım oldu. Fakat gerek Web Servislerinin oluşturulması ve kullanılmasının ileri derece programalama bilgisi gerektirdiği gerekse pazarlama ve tanıtımına gerektiği önemin verilmemesinden dolayı pek kullanıl(a)madı.

Web Servisleri için ikinci önemli adım ise Microsoft’un Visual Studio .NET geliştirme ortamı ile zahmetsizce hazırlanıp kullanılabilir hale getirilmesidir. Microsoft Web Servisleri konusunda yaptığı çalışmalar sonucu kullanıcı dostu ( user friendly ) hale getirmesi ve pazarlama ve tanıtım çalışmalarına verdiği öneme rağmen beklediği ilgiyi görememiştir. Bunun nedeni ise kamuoyunda Web Servislerinin Microsoft un tekelinde gelişen ve özel bir alanı olduğu önyargısının oluşmasıdır.

Çalışma Mantığı



Web in çalışma mantığına göz attığımızda veri alışverişinin istemci-sunucu arasında gerçekleştiğini görürüz. Veritabanı kullanan web sitelerinde ise istemci-sunucu-veritabanı arasında bir veri alışverişi yaşanır. Web Servislerini kullandığımız web uygulamalarımızda istemci-sunucu-veritabanı üçlemesinde veritabanın yerine Web Servislerini koyabiliriz. Peki Web Servislerinin yapıpta veritabanının yapamadığı nedir ? Veritabanı sunucuları gibi bilgi saklayabilir, saklanan bilgiyi istendiğinde geri verebilir ve bunun yanısıra istediğimiz bilgiyi istenen formatta ( integer, string, array, dataset ) ve platform gözetmeksin elde edebiliriz.

Web Servislerini Anlamak

Web Servisleri nesne ve metodlarını HTTP prokolünü kullanarak bir masaüstü uygulaması yada bir web sitesine dahil edebiliriz. HTTP (Hyper Text Transfer Protocol ) nin açılımı "Zengin Metin Taşıma Protokolü" dür ve metin bazlı verilerin taşınmasına olanak sağlar. Web Servislerinde kullandığımız diğer veri tipleri ( integer,string, array, dataset, object ) nin transferi ise SOAP ( Simple Object Access Protocol ) sayesinde gerçekleşir.

Web Servislerini oluşturmak Visual Studio .NET ile oldukça kolaylaştırılmıştır. Aşağıda bir ASP.NET uygulamasında C# kullanarak oluşturulmuş HelloWorld isimli bir class örneğini incelyelim

public class hello
{
public string HelloWorld()
{
return "Hello World";
}
}


Yukarıdaki HelloWorld isimli class çağrıldığında geriye string bir değer döner. Bu class’ı bir webservisine dönüştürmek için yapacağımız şey class içinde bulunan metodun başına bir WebMetodu olduğunu bildirmekten ibaret


public class hello
{
[WebMethod]
public string HelloWorld()
{
return "Hello World";
}
}


Visual Studio .NET ile oluşturduğumuz .asmx uzantılı sayfamızda [WebMethod] ifadesi otomatik olarak yazılacaktır.

Bir Web Servisi Hazırlamak



Visual Studio .NET i açalım ve File Menüsünden New Sekmesine gelelim. Açılacak menüden ise Project i seçelim.



Açılan Project Penceresinden Soldaki Project Types bölümünden (1) Visucal C# Projects i seçelim, sağ taraftaki Templates bölümübde ise (2) ASP.NET Web Service i seçelim ve son olarak (3)Projemimizin ( yani Web Servisimizin ) ismini yazalım.

OK tuşunua basmamızla birlikte Visual Studio .NET, Web Servisimizin çalışması için gererkli dosyları oluşturmaya başlayacaktır. Şu an elimizde AssemblyInfo.cs, Global.asax, Service1.asmx, Web.config isimki 4 adet dosyamız var. Bizim işimiz asmx uzantılı dosya ile. Service1.asmx dosyamızı açalım ve "click here to swicth to code view" üzerine tıklayarak işimize başlayalım.

"Code view" e geçtiğimizde dosyanın başında Web Servisimizin çalışması için ihtiyaç duyduğu sınıfların using komutuyla projemize dahil edildiğinizi görürüz. Biraz aşağılara göz attığımızda ise yukarıda örneğini verdiğimiz bir HelloWorld isimli metodun satır başındaki yorum işaretleri ile pasifize edilmiş bir şekilde bizi beklediğinizi görürüz.


// [WebMethod]
// public string HelloWorld()
// {
// return "Hello World";
// }


Bu satırbaşındaki yorum işaretlerini ( // ) işaretlerini kaldıralım ve Web Servisimizin çalışıp çalışmadığını kontrol edelim. Projemizi Debug menüsünden Start diyerek ( yada kısaca F5 e basarak ) çalıştıralım.



Projemizi çalıştırdığımızda Web Servisimiz Internet Explorer üzerinde bu şekilde gözükecektir. Gördüğünüz gibi HelloWorld isimli fonksiyonumuz listelenmiş. Şimdi üzerine tıklayarak neler olacağını görelim.



HelloWorld Fonksiyonumuzun linkine tıkladığımızda fonksiyonumuz için ayrı bir sayfa açılır ve bu sayfa da fonksiyonumuzu tetikleyecek Invoke tuşu bulunur. Invoke tuşuna basalım ve fonksiyonumuzu çıktısını görelim



Görüldüğü gibi fonksiyonumuzun çıktısı olan "Hello World" XML formatında bize sunulmuştur.

Basit olarak bir XML Web Servisi bu şekilde çalışır. Ve Visual Studio .NET ile bir Web Servisini projemizde kullanmak bundan daha basittir.

Web Servisini Kullanmak



Bir Web Servisini projemizde kullanabilmek için Visual Studio .NET içindeki Solution Exploerer da bulunan References üzerine sağ tıklayıp "Add Web Reference" seçeneğine tıklayalım.



Daha sonra açılan pencerede ( 1 )URL hanesine kullanacağımız Web Servisinin adresinin yazarak Go tuşuna basalım. (2) Web Servisine için proje içinde kullanacağımız bir isim verelim. (3) Add Reference tuşuna basarak Web Servisini projemize dahil edelim.



Artık Web Servisimiz Projemize dahil oldu ve onu kullanmaya başlayabiliriz. Projemizde bulunan WebForm1.aspx isimki dosyamınızın Page_Load fonksiyonuna aşağıdaki şekilde değiştirelim


private void Page_Load(object sender, System.EventArgs e)
{
mutasyon.Service1 WebServisim = new mutasyon.Service1();
string strTest = WebServisim.HelloWorld();
Response.Write(strTest);
}




Projemizi çalıştırdığımızda Web Servsimiz Dünyaya Merhaba diyecektir.

Web Servislerini Kaydetmek

iyelim illerin hava durumunu bildiren güzel bir Web Servisi hazırladık. Fakat bunu eşimiz dostumuz ve ulaşıp pazarladığımız kişiler dışında daha geniş bir kitleye ulaştırmak istiyoruz. O halde Web Servislerinin Google’ı olarak tanımlayabileceğim www.uddi.org a gidip Web Servisimizi kaydetmemiz gerekiyor. UDDI ( Universal Description Discovery Integration ) , Ariba, IBM ve Microsoft ’un oluşturduğu bir Web Servislerinin daha büyük kitleler tarafından bulunup kullanılmasını amaçlayan bir oluşumdur.

Yararlanılarn Kaynaklar :

Adım Adım Asp.NET (Arkadaş Yayınevi - Microsoft Press ) Developing .Net Web Service with XML ( syngers.com )

Ayrıca Web Servisleri ile iligi aşağıdaki linklerde çeşitli kaynaklara ulaşabilirsiniz

Kaynak: Cyber- Warrior

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Script Researching

S.A.
Daha önce yazdığım bir yazı;
Script Researching Nedir ?

Script Research Türkçe olarak script arama bulma anlamına gelmektedir. Script arama Web programlamacıları, Hackerlar, Web Tasarımcıları tarafından bolca kullanılmaktadır. Hacker Hedef sitedeki açıkları bulmak için scriptini alır daha sonra bilgisi dahilinde scripti inceler.
Web Programlamacıları ve Web Tasarımcıları ise Beğendikleri bir sitedeki uygulama ve kodlama sisteminin nasıl yapıldığını öğrenmek veyahut scripti düzenleyerek istedikleri şekle uygun hale getirmek için script arama işlerine bolca girerler.
Öncelikle script arama işlemlerinde Önemli olan 3 Noktayı sıralayacak olursak Araştırmacı kişilik, Dikkat ve ardından Bilgi birikimi (Tecrübe) gelir.
Script arama işlemleri peki nasıl olur ?
Bir sitenin scriptini aramaya başladığımızda bakacağımız ilk yer footer diye tabir edilen sitenin alt tarafında bulunan yapımcının imzası niteliğini taşıyan yapımcı adı ve yapımcı web site linki geçen kısımdır. Örnek verecek olursak

Bu imza kısmı bir MyBB Forumundan alıntıdır. 1 Nolu kısımda MyBB’yi Türkçeye çevirenlerin linki, 2. Kısımda Mybbyi kodlayanlar ve 3. kısımda ise telif haklarının kime ait olduğunu gösteren bir link bulunmaktadır. Bu örnek kısım genel olarak sitenin en alt kısmında bulunmaktadır.
Tabiî ki bu footerdaki imza kısmının kullanıcılar tarafından kaldırılması sıkca görülmektedir. Bu aşamada bakacağımız ikinci kısım ise sitenin genel görünümüdür.
Zira genel görünümde tema ile detaylı olarak oynama yapılmadığı takdirde ve bizim bu scripti daha önce görmüş(görebilme ihtimalimiz %10 dahi olsa yeterli olacaktır.) olmamız tanımamıza yardımcı olacaktır.
Bu iki işlemdede scripti göremediysek daha sonra yapacağımız ilk işlem kaynak kodlarına bakmak olacaktır. Scriptin gizlenmesini istenmedikten sonra özel olarak sayfalar ile teker teker oynanmaz. Sayfanın kaynak kodlarında gizli olan yerleri bulmaya çalışacağız. Bu aşamada bize en iyi yardımcı firefox’dur. Nedenine gelecek olursak kaynak kodları(kısayol ctrl+u)na baktığımız zaman bize kod yapısını renkli olarak göstermekte ve ayrım yapmamızı daha kolay sağlamakta.
Sitedeki css dosyalarına ulaşmak için mozilla firefox eklentisi olan firebug eklentisini https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/1843 adresinden indirebilirsiniz
Ek olarak Google arama tekniklerinden bahsetmek istiyorum
Aradığımız kelime Cyber warrior forum sistemi ise
“Cyber warrior forum”+sistemi olarak aradığımızda Cyber warrior forum yan yana yazılacak ve sayfa içerisinde sistemi kelimesi geçecektir.
“aranacak kelime” şeklinde yazarsak kelime tam olarak aranır ve sonuçlar listelenir
Kelimeler arasına + koyarak arar isek bu kelimelerin aynı sayfada olacak şekilde aranmasını sağlayacaktır.
Örnek Cyber+warrior+forum+sistemi

Örnek de daha kolay anlaşılmakta.
Scriptini incelemek istediğimiz sitenin kaynak kodlarına baktığımızda genellikle Yorum satırları bulunmaktadır bu satırları google aramada kullandığımız zaman sonuca ulaşma ihtimalimiz yüksektir.
Yinede sonuca ulaşamamış isek bu sefer tema ile ilgili veyahut forum ile ilgili satırları google aramada kullanmalıyız.
Örnek olarak burada css dosyası olarak cwn/cwn.css görünmekte CW özgün bir portal olmasa idi google aramada cwn/cwn.css yadığımız takdirde mutlaka bir yerlerde bir şeyler çıkacaktır öncedende bahsettiğim gibi burada araştırmacı kişilik öne çıkacak ve bıkmadan usanmadan siteleri ve bulunan sonuçları konuya yapılan yorumlar ile birlikte okumamız gerekecektir.
Tabiî ki her script bulunmayabilir özel olarak yazılan ve genel olarak yazılıpta sayılı kişilerin kullanımına sunulan scriptlerde bolca bulunmaktadır. Bu scriptleri tanımak için warez ile ilgili script dağıtımı yapan sitelerde bolca gezmek gerekir, bu aşamada sadece script arayanların değil yazanlarında gezmesi gerekir çünkü kendi yazdığınız bir sistem piyasada warez olarak dağıtıma sunulmuş olma ihtimali her zaman vardır.
Aktarabileceklerim bu kadar gerisi sizin araştırmacı kişiliğinize dikkat ve tecrübelerinize kalmıştır.
Kolay Gelsin.

23 Temmuz 2009 Perşembe

Bilişim Güvenliği Üzerine

Sanal Alemde En Çok Sosyal İnsanlar Mağdur Oluyor

Gökhan Şanlı; "Bilişim suçuyla karşı karşıya gelmemek için ilk olarak güvenlik bilincine sahip olunmalıdır. Çünkü bilişim suçlarının yüzde 80 i kullanıcı hatalarından kaynaklanır.Yalnızca yüzde 20 sini sistem zaafiyetleri teşkil eder. Kullanıcı hata ve dikkatsizliklerini de aşmak için bilişim güvenliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmak gerekmektedir."

turk.internet.com; Geçtiğimiz yıl sektörden görüştüğümüz kişiler, Türkiye’nin bilişim alanında işlenen suçlarda başı çektiğini ifade etmişlerdi. Bu durum hala geçerli mi? Neden?


Gökhan Şanlı; Her ne kadar da üzücü olsa önceki yıllarda bilişim suçları konusunda Türkiye ilk sıralarda yer almaktaydı. Fakat yeni kanunların çıkmış olması ve kanun koruyucuların bu konudaki çabaları sayesinde bu kara listedeki yerimizi yavaş yavaş kaybetmeye başladık. Rusya gibi bilişim suçlarının suç olarak görülmediği ülkeler ilk sırayı teşkil etmişlerdir. Umarım gelecek yıllar bu liste son sıraları alabiliriz. Tabii bunun yoluda toplum olarak Bilişim Güvenliği’ne gerekli önemi vermekten geçer.

turk.internet.com; Bilişim suçlarının oluşumunu daha çok neler tetikliyor? Bunlar nasıl engellenebilir?

Gökhan Şanlı; İlk olarak bilişim suçlarının işlenme nedeninden bahsedeyim:

Maddi Nedenler: Kişilerin bilişim suçuyla para kazanma isteğidir. Kredi kartı ve sanal banka dolandırıcılığı bu suçluların en büyük yöntemleridir.


Manevi Nedenler: İdeolojik fikirlerini yaymak yada fikirlerine karşı olan bilişim olgularına (Web sitesi, mail adresi vb) kullanılmaz hale getirmek manevi nedenlerden sayılmaktadır.


Ego Tatmini: Kişilerin kendini kendilerine veya başkalarına ispatlama çabasıdır ki maddi çıkardan ziyade web sitelerine saldırı gibi halkın görebileceği suçları gerçekleştirirler.

Genel olarak bilişim suçlarını (gösteriş için kız arkadaşının MSN’ini hackleyenden, kredi kartı dolandırıcılarına kadar ayırmaksızın yaş gruplarına göre inceleyecek olursak 13 yaş ve sonrasında hemen hemen tüm yaş gruplarında bilişim suçu işlenme oranı hemen hemen aynıdır.

12 ve Altı Yaş Aralığı: yüzde 10 larda ve Bu yaş aralığında sadece meraktan ve ego tatmininden kaynaklanan bilişim suçları işlenmekte. Maddi çıkar gözetmeksizin yapıldığı için sadece çevresindeki kişilere zarar vermektedirler. Arkadaş yada düşman gördüğü kişilerin sosyal ağlardaki üyeliklerin yetkisiz erişim, mail ve Messenger gibi iletişim sistemlerine yetkisiz erişim, Online oyunlar üzerinden yapılan bilişim suçlarıdır.

13-16 Yaş Aralığı: yüzde 30 larda. İlk saydığım suçların çehresi genişlemekte ve işin maddi boyutuna da kaymaktadır.Yani msn, mail, oyun ve diğer sosyal ağlardaki hesapların hacklenmesi ve bunları ticarete dökerek iadesini maddiyata dayatmaktadır.

17-20 Yaş aralığı: yüzde 30 larda. Bu yaş aralığında işlenilen suçlar biraz daha büyümektedir. Bu suçlar, kontür hırsızlığı, web hacking, mail hacking, yasadışı sitelere hizmet etme, kişileri ve kurumları tehdit, devlet sitelerin çökertme gibi suç çeşitlerini yoğun bir şekilde görebiliriz.


20 ve Üzeri Yaş Aralığı: yüzde 30 larda. Bu yaş aralığındada işlenilen suçlar ise ağırlıklı olarak Kredi kartı dolandırıcılığı, sanal bankacılık hırsızlığı, web sitelerini çökertme, çocuk pornografisi, lisanslı yazılımları lisanssız olarak kullanıma açma ve dağıtma, mp3 sitesi açma gibi eser hırsızlığını ticari boyutta yapma, pornografik yayınlardan para kazanma en çok görülenlerdir.

Dikkat ederseniz bilişim suçu her yaş aralığında görülmekte olup tek farkı işlenilen suçun boyutu ve cinsidir.


turk.internet.com; Bilişim güvenliği konusunda daha çok kimler mağdur olarak karşınıza çıkıyor? Neden?

Gökhan Şanlı; En çok mağdur olan sosyal insanlar. Belli bir kesim olarak sınırlamayalım da sosyal olarak değerlendirelim.Mail içeriklerine en çok rağbet gösteren, her link ve siteyi tıklamaktan çekinmeyen kimseler daha çok mağdur olmaktadır. Bunun nedeni ise bilişim suçu işlemenin en kolay yolu karşı tarafa daha önceden hazırladığınız zararlı içeriği göndermektir.


turk.internet.com; Çok sık aralıklarla tüm dünyada bir takım kişisel bilgilerin, ya da şirket bilgilerinin çalındığını,kopyalandığını, bilgisayarlara erişildiğini okuyoruz,duyuyoruz. Bunların engellenmesi için siz kullanıcılara neler öneriyorsunuz?


Gökhan Şanlı; Bilişim suçuyla karşı karşıya gelmemek için ilk olarak güvenlik bilincine sahip olunmalıdır. Çünkü bilişim suçlarının yüzde 80 i kullanıcı hatalarından kaynaklanır. Yalnızca yüzde 20 sini sistem zaafiyetleri teşkil eder.Kullanıcı hata ve dikkatsizliklerini de aşmak için bilişim güvenliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmak gerekmektedir.

Tabi bu bilinç yeterli olmayacaktır. Bazı yazılımlardan destek alarak manuel yapamayacaklarımızı yada manuel uzun sürecek işlemleri yazılımlara yaptırmış olacağız.Bunun içinde güvenlik yazılımlarını ihtiyacımız ölçüsünde seçmek gerekmektedir.

(Anti-virüs, firewall, anti-spam, sanal klavye, veri şifreleme, veri gizleme, şifre koruyucu vs. gibi programlar)

turk.internet.com; Bilgi güvenliği konusunda internet servis sağlayıcılarının ve telekomünikasyon şirketlerinin yeterince gayret gösterdiklerini söyleyebilir miyiz?

Gökhan Şanlı; Her kurumda olduğu gibi servis sağlayıcılar tarafında da yeterince güvenlik önlemleri alınmıyor. Bir çok internet bağlantısının araya girilerek sniffing (veri çekme) dediğimiz olayın yapılabilmesi kullanıcı önlemlerinden çok servis sağlayıcıların sorumluluğundadır. Fakat ileri düzey güvenlik çözümleri için büyük meblağlarda bütçe ayrılması gerekir ki buna da ülkemizde pek yapacak bir servis sağlayıcı olacağını sanmıyorum. Örneğin tüm hattın diğer kablolamalara göre daha fazla güvenlikli olup bir o kadarda maliyetli olan fiber optik hat döşenmesi gibi…

turk.internet.com; Önümüzdeki döneme ilişkin ne gibi çalışma ve projeleriniz var?

Gökhan Şanlı; Kurumlarla ortaklaşa bilişim güvenliği hakkında bilinçlendirici seminer organizasyonlarının artacağını öyleyebilirim. Biraz çitayı yükselterek tüm kurumlara ulaşmayı hedefliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığını ikna ederek Bilişim Güvenliği adlı bir dersin bilgisayar meslek liselerinde ders olarak gösterilmesini ve bu sektörde daha fazla uzman yetiştirilmesini hedefliyoruz.Sertifikalı eğitim faaliyetlerimizin startını vereceğiz. Bunlara ek olarak proje halinde olup şimdiden süprizini kaçırmak istemediğimiz çalışmalarımızı hayata geçirmeyi düşünüyoruz.

KAYNAK

15 Temmuz 2009 Çarşamba

İnternet İyidir Ama Doğru Kullanılırsa

Çocuğunuz asosyal mi? İnternet başında uzun saatler mi harcıyor? Çocuğunuzun bir gün ortadan koybolmaması için bu önerilere kulak verin:

Bilişim Güvenliği ve Bilişim Suçlarına Karşı Mücadele Derneği Başkanı Gökhan Şanlı, çocuklarını internetten yararlandıran ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları açıkladı.

Ağaç yaşken eğilir diye boşuna dememişler. Çocuğumuzun kendi başına buyruk yetişmesinin önüne geçmediğimizde ve hayatta karşılaşacakları tehlikeleri göstermediğimiz zaman gündemi sürekli yoran kaçırılma, taciz ve cinayet haberleri ile karşı karşıya kalmamak kaçınılmaz oluyor.

Hızla gelişen Teknoloji ile birlikte, güvenlik suç olayları İnternet üzerinden de artış gösterdi. Bu teknolojilerin getirdiği güvensizlik vb. olaylar, içinde bulundukları tehlikeden habersiz gençlerimizi olumsuz etkiliyor.

Yapılan araştırmalara göre ebeveynlerin birçoğu çocuklarının sanal ortamda nasıl koruyacaklarını bilmiyor ve araştırmaya katılan ailelerin %65 i çocuklarının internette güvende olduğunu düşünmekte. Anlaşılacağı gibi ebeveynler tehlikenin farkında değil. Peki, çocukları korumak için neler yapmalı?

BİLİŞİM GÜVENLİĞİ VE BİLİŞİM SUÇLARINA KARŞI MÜCADELE DERNEĞİ’NDEN EBEVEYNLERE TAVSİYELER:

- Çocuklarınızı takip edebilecek, internet üzerinden girdikleri sitelerin iyi ya a kötü olduğunu anlayabilecek derece bilgisayar ve internet bilgisine sahip olmanız gerekmektedir.

- Çocuklarınızla iyi bir iletişim kurmalısınız. korkularını, sevdiklerini ve sevmediklerini size söyleyebilecek güveni vermelisiniz.

- Çocukların kullandığı bilgisayarın evin ortak kullanım alanında olmasına dikkat ediniz.

- Bilgisayarlarınızda internet içeriği konusunda korumaya yönelik filtreleme programları bulunmalıdır.

- Çocuklarınızın internette kalma sürelerini yaşına uygun bir şekilde sınırlamalısınız.

- Her konuda olduğu gibi bu konuda da iyi bir örnek olmalısınız. Bilinçli bir internet ve bilgisayar kullanıcısı olmalısınız.

- İnternette girdiği siteleri, konuştuğu arkadaşları birlikte tanımaya çalışınız.

- Çocuğunuzu internetin iyi ve kötü yanlarını, nasıl bir kullanıcı olması gerektiğini anlatmalısınız.

- Sizden habersiz internet üzerinden alış-veriş yapmaması gerektiğini öğretmelisiniz.

- Ergenlik dönemlerinde çocuğunuzun bu konuda en iyi eğitimci sizin olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

- Sohbet odalarında neler yapıp neler yapmaması gerektiğini çocuğunuza anlatmalısınız.


Kaynak: Haber7

21 Haziran 2009 Pazar

CW Dergi

Direk Olarak Aktarıyorum Cyber Warriordaki binbaşı arkadaşlarla
çıkardığımız dergi ilk olduğundan hatalarımızı mazur görünüz.
Tavsiyeleriniz ve eleştirileriniz dikkate alınacaktır.
Image and video hosting by TinyPic

Cyber Warrior Link
S.A. Kardeşlerim;

Öncelikle Dergimizde Emeği geçen kardeşlerime;
-ayvuz
-BARCOD3
-By__KoRSaN
-CihaD for HacK
-devil-g
-Dursun Fakıh
-Esadullah
-Enigm@
-FastWORM
-hidayet
-Muhabbet-i Muhammed
-Ramien
-Re!s
-Secur0x
Kardeşlerime teşekkürü borç bilirim..
Bu kadar kapsamlı dergiyi ve yine bukadar ksa sürede çıkaran ilk biz olduk
Ve başvurular hiç bitmeyecektir Başvurmak isteyen arkadaşlar pm ile nicklerini ve uzmanlık alanlarını bize yollayabilirler
Ve başvurup gereğini yapmayan arkaaşlara da teesüf ederiz
Ve Gururla Dergimizi Sunarız;

İndirebileceğiniz Linkler:
http://s1.dosya.tc/Yenisi.pdf.html
http://ozkanbozkurt.com/dergi.pdf